DOLAR
EURO
GRAM ALTIN
ÇEYREK A.
BITCOIN
ÜYE PANELİ

FATİH GENÇ:SAĞLIĞIMIZ TEK HAZİNEMİZ…

Son Güncelleme :

09 Ekim 2023 - 7:58

/ 446 views kez okundu.
FATİH GENÇ:SAĞLIĞIMIZ TEK HAZİNEMİZ…

Karşınızda sağlık ve tıbbi bakım konusunda bir vizyon oluşturmaya gayret gösteren 26 yaşında genç bir hekim kardeşiniz var. Şu sıralarda da bir yandan hekimlik bir yandan girişimcilikle uğraşıyorum. Doktor yoğunluklu olmak üzere takım arkadaşlarımızla kurduğumuz “Anemone Sağlık ve Teknoloji’nin” kuruculuğu yapmış olup yönetim kurulunda görevimi sürdürmekteyim. Konumuz sağlık bakımı ve teknolojisi. Arzumuz ise tıbbi teknolojinin geliştirilmesi ve tasarladığımız tıbbi cihazların kişilerin hizmetine sunarak hastalarımızın genel sağlığını ileriye taşımak.

Bu bağlamda Silikon Vadisi California, Avrupa birliği, TÜBİTAK gibi farklı girişimcilik programlarına katıldık ve 4 senedir kendimizi bu alanda pişirmeye çalışıyoruz. Yabancı terminolojiyle “Doctorpreneurship” dediğimiz hekim-girişimciliğin Türkiye’de sağlık sektörü çalışanlarının arasında yaygınlaşmasını gönülden talep ediyor, bu konuda sosyal algı oluşturmaya, yeni iş arkadaşlarımızı ve teknoloji geliştiricilerimizi de davet etmeye çalışıyorum.

Girişimci hekimlikten bahsettiniz.

Girişimci-hekimlik dünyada daha yeni yeni oluşmaya başlayan, oturmamış bir terminoloji. Amerika ve Avrupa başta olmak üzere “Doctorpreneur” dediğimiz zaman hekim olup aynı zamanda şirketinde başta AR&GE olmak üzere teknoloji geliştiren girişimcileri kastediyoruz. Türkiye’de ise bu terminoloji kullanılmaya henüz başlanmadı. Bizim arzumuz hekim arkadaşlar başta olmak üzere konuya ilgi duyan tüm sağlık sektörüne gönül ve emek vermiş çalışma arkadaşlarımızın da teknoloji geliştirme faaliyetlerine katılması yönünde. Çalışma arkadaşlarımız çok iyi bilir, özellikle memur olduğunuz zaman her şey daha farklı ilerliyor. Üretmek isteyen girişimcilerimizin karşısına onlarca engel oluşuyor veya oluşturuluyor. Arkadaşlarımızda oluşturdukları fikirleri gerçek hayata geçirmekte ciddi zorluklar yaşıyorlar.

Sağlık sektörü doğal olarak diğer sektörlerden çok farklı. Bir start-up için başlangıçtan itibaren yaklaşık 2-3 sene içerisinde hamle yapmak çok zor. Tüm sektörlerdeki problemlerin üzerine medikal validasyon dediğimiz sertifikasyon süreçleri, ciddi deney ve araştırma gereklilikleri, maliyetlerin ve iş gücünün fazlalığı gibi farklı fraksiyonlarda yeni problemler binebiliyor. Buda sektörde ilerlemiş bir aileden gelmeyen, bağlantıları veya belirli yerlerde tanıdıkları olmayan bizim gibi kendi başına toplumu daha sağlıklı bir yere dönüştürmek isteyen girişimcileri, özellikle gençleri çok daha zorlu bir yola sokuyor.

Biz de benzer süreçlerden geçtik. Mali müşavir nedir, şirketin avukatı ne yapar, bir fikir nasıl oluşturulur, ilk prototip nasıl dizayn edilir, patent nasıl yapılır gibi onlarca soruyu 3-4 yıl içerisinde tecrübe ederek öğrendik. Tabii bizim avantajımız 3 farklı kıtadan dünyanın en önemli girişimcilik ve iş geliştirme merkezlerinde 1,5 yılı aşkın eğitimlerimiz oldu. Bu tarz ekollerin yarattığı “network” yani başka bir değişle kanaat önderleri, şirket sahipleri gibi sağlık sektöründe adını geçiren kişilerle; iletişim kurmak çok önemli. Bizde gördüklerimizi, bağlantı havuzumuzu, bilgi birikimimizi ve yaşımız itibariyle kısıtlıda olsa tecrübemizi teknolojide ilerleme yaratmak isteyen tüm sağlık sektörü çalışanlarına aktarmak istiyoruz. Sektöre hekimliğin dışında özel sektörden de giren genç Türk hekimleri olarak çok paylaşımcı bir takım olduğumu belirtelim. Hedefimiz bugünde, yıllar önce fakültede tıp öğrencisiyken de değişmedi. Her zaman hastalarımızın sağlığını ve nasıl daha iyisini yapabiliriz diye düşündük. Bu şekilde de düşünmeye devam edeceğiz.

Anemone Sağlık ve Teknolojinin hikayesinden bahsedebilir misiniz?

Evet, ilgi çekici bir isim değil mi? İsmimiz ülkemizin farklı yerlerinde yetişen anemon çiçeğinden alıyor. Bu adı koyduk çünkü bir geleneğe atıf yapmak istiyoruz. Steve Jobs, Apple’ı kurduğunda elmanın bir tasarım ve mühendislik sembolü olabileceğini biliyordu. Elmanın içerisinde ciddi oranda kafein bulunur, besleyiciliği gayet yüksektir. Yani tükettiğinizde size enerji verir ve hayatta kalmanıza yardımcı olur. Bizim çiçeğimizin tüketildiğinde pek bir besleyiciliği yok. Tıbbi kullanımları olsa da anlam itibariyle biz de asıl olarak bir çiçeğin asli görevinin etrafındaki diğer canlılarla sürdürdüğü ilişkiye güzellik metaforunu katmak olduğunu biliyoruz. Çiçekleri dikiyoruz, suluyoruz saksılara koyuyoruz çünkü onlara bakmak, etrafında olmak bizi daha mutlu ve dolaylı yoldan daha sağlıklı birine dönüştürüyor. Biz girişimciliğin pozitif getirilerine ve topluma hizmet aracı olmasına odaklanıyoruz ve girişimciliği çok fragmanlı bir bahçe olarak görme eğilimine giriyoruz. İnsan sağlığını etkileyen gizemli ve bir o kadar da farklı dinamiği içinde bulunduran “sağlık sektörü” kimi ünlü “ilaç şirketlerine” ve tabii ki de yıllardır müşteri kelimesini kullanmamak adına savaş verdiğimiz “hastalarımıza” bir mesaj vermek istiyoruz.

Hedeflerimize ve insanlığa hizmet aşkıyla şirketimiz adını anemon çiçeğinden aldı ve logomuz da çok renkli bir çiçeğe dönüştü. Tıbbi cihaz üretimiyle başladığımız yolculukta nihai hedefimiz logomuzu gören hastalarımızın bir oh çekip ben güvendeyim demesi, doğru yerde olduğunu hissetmesi oldu. İnşallah bir gün Anemone Sağlık ve Teknoloji, içerisinde mühendisler, araştırmacılar, doktorlar gibi dünyayı farklı görmeye alışmış meslek grubundan kişileri ortak bir ARGE havuzunda toparlayıp, Anemonu devasa bir sağlık habitatına çevirmeyi başaracağız.

Şu an hangi aşamadasınız?

Hastalarımızın güvenini kazanmak istiyoruz. Kişilerin güvenini kazanmak içinde önce kendi özgüven alanınızı yaratmanız şart. Bizim için özgüven kazanma süreci çok eğlenceli geçti. TÜBİTAK ve ODTÜ Teknokent’in girişimcilik eğitimiyle başlayan süreç, İsveç menşeili Silikon Vadisi şirketi olan “Founder Institute” ile devam etti. Türkiye ve Amerikan ekollerine hâkim olduktan ve kilit isimlerle tanışmaya başladıktan sonra da Avrupa İnovasyon Konsülünün sağlık inovasyon programlarına çocuk sağlığı başlığıyla dahil olduk. Üç farklı ekolü de görmek bize geniş açıyla bakma ve bütüncül değerlendirme imkânı sundu. Sadece müşteri, pazar, satış gibi pratik çözümlerle değil, sürdürülebilir derin teknoloji yaratmak istiyoruz dolayısıyla eğitime değer veren ve yerini bilen bir sürecimiz geçti.

Maslak’ta ilk demo günümüzü yaptık. Bu süreçte yatırımcılardan gelen ilgi de kafamızdaki bazı soru işaretlerini kaldırdı diyebiliriz. Tabii ki onlara da aynı şeyi söyledik. Yatırım için biraz daha zamanımız olduğuna inanıyoruz. Zamanı geldiğinde, hazır hissettiğimizde tabii ki bu yatırım görüşmeleri hem yurtiçi hem yurtdışında devam edecektir. Aktif olarak çocuk sağlığı üzerine fikrimizi Avrupalı Sağlık geliştiricileriyle gözden geçiriyoruz. Program sonu Almanya da tekrar bir demo günü yapmayı planlıyoruz. Ülkemizin ekonomik şartları yurtdışından kendimize daha uygun bir yatırım bulabileceğimizi bize düşündürtüyor. Zaman gösterecek.

Aynı zamanda hekimlik ve girişimcilik. İki yoğun iş yapıyorsunuz?

Öncelikle hekim olmak kendi başına ciddi bir meşguliyet. Okuyucularımızın da tahmin edeceği üzere hali hazırda çok yoğun çalışıyoruz. Kağıthane, şu an da Hamidiye Etfal çevresinde yaşayan okuyucularımızla iyi tanışıyoruz. Allah razı olsun teyzelerimiz acile ne yemek taşıdılar ne çaylarını kahvelerini içtik. İşin özeti olarak hastalarımız çok iyi bilir, özellikle hastanede değil başka bir şeye dalmak bazen yemek yemeyi unuttuğumuz oluyor. Bunun üstesinden çalışarak ve fedakarlıklar yaparak gelmeye çalışıyoruz. Nöbet ertesinden çıkıp ofise gittiğimiz, dinlenmeye geçince elimizde kâğıt, defter, şirketle uğraştığımız zamanlar oldu. Diyecek bir şey yok aslında. Hayat zor ve elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Yapmaya çalıştığımız işleri başardığımızda belki milyonlarca vatandaşımıza hizmet etmiş olacağız, bunun sorumluluğunu alıyoruz ve takımca çok iyi biliyoruz ki basit işlerle uğraşmıyoruz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Harika bir sohbet oldu. Okuyucularımız kesinlikle bize ulaşmaya çekinmesinler. Fikirleri varsa tartışalım, geliştirelim, nasıl yaparız onu düşünelim. Bilirsiniz 19. Yüzyıl ortalarında tüm dünyadan Almanı, İngiliz’i, Çinlisi Amerika’ya altın aramak için göç etti. Şimdi geriye dönük retrospektif çalışmalar bize gösteriyor ki, altın arama döneminde en çok para kazanan altın arayıcılar ya da toprak sahipleri değil, kazma satıcıları oldu. Bizde hekim yoğunlukta bir grup olarak kazmayı satmaktan ziyade yapmakla ilgileniyoruz. Elimizdekini paylaşmaya da her zaman açığız.

Özet olarak, şeker ve tütün ürünlerini bırakıyoruz. En önemlisi de bu inanın. Sağlığımız tek hazinemiz bunun bilincinde olalım. Daha sağlıklı, mutlu ve güzel bir hayat için herkes kendi doktoru olmalı. Olamadığı yerde ise biz buradayız. Selamlarımı ve saygılarımı sunuyorum.

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.