DOLAR 32,5829 % 0.03
EURO 34,9925 % 0.37
GRAM ALTIN 2.421,08 % -0,09
ÇEYREK A. 3.958,46 % -0,09
BITCOIN 64.293,78 -3.382
ÜYE PANELİ

İBRAHİM TETİK Beton Eskidi, Türkiye’nin Çıkışı Çelik Evlerde DEDİ!

Son Güncelleme :

13 Eylül 2023 - 14:45

/ 120 views kez okundu.
İBRAHİM TETİK Beton Eskidi, Türkiye’nin Çıkışı Çelik Evlerde DEDİ!

Türkiye, 6 Şubat 2023 tarihinde ‘asrın felaketi’ni yaşadı. 10 ilimiz bu derinden etkilendi bu doğal afetten. Deprem kuşağında bir ülkeyiz. Sizce nasıl ayakta kalabiliriz?

Öncelikle tekrardan ülkemize geçmiş olsun, vefat eden vatandaşlara Allah’tan rahmet, kalanlara baş sağlığı diliyorum. Gerçekten devletimizin de tanımladığı gibi ‘asrın felaketi’ni yaşadık. Hemen yaraları sarmaya başladık, çok şükür deprem bölgesinde hayat yeniden başladı diyebiliriz. Bir kere şunu belirtmeliyim: Beton Türkiye ölçeğinde yeni; ama ömrü itibariyle de oldukça eski bir teknoloji. Çimentonun su yardımıyla kum, çakıl gibi maddelerle karışması sonucu üretilen bu sözde dayanıklı malzeme, artık çağdışı bir üslup. Ben betona karşı biriyim. Çünkü betonarme yapıların özellikle deprem, sel gibi büyük yıkımlarda zararı nasıl fazlalaştırdığını yakinen gördük. Türkiye’deki müteahhitlerin, ev sahibi olmak isteyenlerin artık bu kafadan çıkması lazım.

Peki, sizin öneriniz ne?

World Seven Prefabrik & Konteyner olarak biz çelik evler üretilmesinden yanayız. Sizce 2-3 katlı yapılar depremde yıkıldı da gökdelenlere mesela neden bir şey olmadı? Bunun cevabı aslında gökdelenlerin çelik bina üzerine inşa edilmiş olmasından ötürü. Beton yerine çeliğin tercih edilmesinin bir diğer nedeni de çelik evlerin 45-60 gün içinde anahtar teslim müşteriye sunulma imkânı. Betonarme yapılar 6 ay ile 1 seneyi bulan, mukavemeti yetersiz ürünler. Teknik bir bilgi vermem gerekirse, çeliğin 750 yıl bir ömrü, betonarmenin ise 50-60 yıl ömrü söz konusu.

Burada nasıl bir yol izlenmeli?

Bir kere bu işin bir devlet politikasına dönüşmesi gerekiyor, topyekûn bir irade lazım. İşimiz gereği mülki amirlerle, resmî görevlilerle oturup konuşuyoruz. Onlar da çelik evler konusunda oldukça müspet bir anlayışa sahipler. Ben Türkiye’nin en kısa sürede, tüm bölgelerde önce pilot uygulama sonra da şehirlerin tamamına yayılan bir girişim faaliyeti olacağını düşünüyorum. Devletimiz kadar, vatandaşımızın da bu konuda diretmesi ve aktif bir bilince sahip olması icap ediyor. Çünkü ancak böylesi bir bilinçle ülkemiz olası depremlerden az hasarla kurtulur.

Biraz da son zamanların trendi hâline gelen Tinyhouse’lar hakkında konuşmak isterim. Sizce neden bu mobil evlere yönelik bir alaka oluştu?

Biz Almanya asıllı bir Türk firmasıyız. 2008’den beri pazarın içinde olmamıza rağmen Türkiye piyasasına Wolftiny ve Contain Haus olarak yeni girdik. Bizi şaşırtan olay, halkın ‘tekerlekli ev’ diye de tarif ettiği Tinyhouse’lara olan rağbet oldu. Kataloğumuzu bu alakaya göre, kendi özgün tasarımlarımızı katarak zenginleştirdik. Fiyatlarımız da hâlâ lansman zamanlarımızdan kalma, Türkiye’deki satış ederinin altında. Böylesi bir politikayı sabit tutmaya gayret ediyoruz. Çünkü biz bu işe girerken; ‘herkesin bir evi olmalı’ düşüncesiyle başladık. Bu mottonun ışığı altında ilerliyoruz, çalışıyoruz, yeni üretim yerleri açıp, istihdam yaratıyoruz. Mobil evlere olan ilginin nedeni insanların bilinçaltlarında yatan özgürlük düşüncesi. Çünkü Tinyhouse’lar, kendi kendine yetebilen, insanı herhangi bir yere bağımlı hâle getirmeyen, yeni yaşamın yeni yüzleri.

Tinyhouse’lar nasıl evler peki, biraz açar mısınız?

Tinyhouse’lar yapı olarak kabul edilmiyor, aslında bir araca biniyoruz, bir araçta kalıyoruz gibi. Çünkü bu ‘tekerlekli evler’, park hâlindeki karavan statüsünde. Tam burada müşterilerin aklına yapının kanunî olup olmadığı sorusu geliyor. Bu ürünler, tamamen yasal ve kullanımı hiçbir sorun teşkil etmiyor. Bu konuda müsterih olunsun lütfen. Tiny House’lar araç statüsünde olduğu için sahibi olduğunuz veya kiraladığınız arsada imar izni olmadan bu evleri rahatlıkla kullanabilirsiniz. Ayrıca tinyhouse’lar motorsuz taşıt hüviyetinde. Bundan dolayı ne motorlu taşıt ne de emlak vergisi ödemeniz gerekmiyor. Tinyhouse’ları jeep ya da kamyonetle taşıyabilirsiniz.

Mobil evlerde, gerçekten bir yere bağlı değil misiniz?

 

Değilsiniz. Wolftiny için konuşursam standart betonarme evlerden yaklaşık dört kat fazla izolasyona sahip ve dört mevsim kullanım için uygun bizim ürünlerimiz. Elektrik ve su tesisatları tamamlanmış, atık su, güneş panelleriyle sizi dış dünyaya bağlı kılmayan modellerimiz var. Zaten gündelik hayatın telaşesi ve deprem gibi felaketlerden ötürü insanlar, kendilerini daha güvende hissedecekleri, stres yaşamayacakları bir yaşam istiyorlar. Mobil evlere talebin en büyük nedeni bence budur.

ARA BAŞLIK: Türkiye Yakın Gelecekte, Mobil Evler Bahçesine Dönüşecek

Şehrin keşmekeşinden kaçmak isteyenlerin de alternatifi sanki Tinyhouse’lar.

Evet dediğiniz gibi… Türkiye pazarına girdiğimizde gözümüze çarpan ilk fotoğraf, insanların huzur içinde, tabiatın yanında yaşam sürecekleri yerler oldu. Wolf Tiny ve Contain Haus firmaları, son yüzyılın eğilimlerinden olan mobil yaşam ve minimalist özgürlüğü müşterilerle buluşturuyor. Doğada vakit geçirmek isteyen ve sadeliğin ihtişamına önem verenlerin tercih ettiği mobil evler üreten firmayız, hâliyle ürün yelpazemizin genişliği dikkat çekiyor. Sektörde en hızlı, en kaliteli ve en güvenilir olmayı hedefledik. Nitekim bunu başardığımızı da düşünüyorum. Tekrar edeyim: Herkesin bir evi olsun diyerek çıktığımız bu yolda ürünlerimizdeki akıllı sistemle teknolojiyi en iyi şekilde müşterilerimizle paylaşıyoruz.

Peki, Tiny house’lara en çok hangi şehir ve bölgelerden talep var?

Bu evlerde imar izni olmadığı için aslında Türkiye’nin hemen her bölgesinden talep var. Çünkü insanlar kalitesinden emin olmadığı, yıkılma riski çok yükseklerde seyreden yapılarda ömür sürmek istemiyor. Her meslek grubu, bütçeleri oranında, kendisini ve ailesini emniyet altına alacak ortamda yaşamak istediği için tinyhouse’lara talep her geçen gün artıyor. Özellikle deprem gerçeğiyle yaşadığımız zamanlarda, planlı bir sürecin sonunda Türkiye yakın gelecekte, mobil evler bahçesine dönüşecek.

Müşteriler, bunları satın alırken nelere dikkat etmeli?

Şimdi bir kere ürünlerin kaliteli, modellerin estetik ve kullanışlı olması gerekiyor. Çünkü tinyhouse’lardaki birinci öncelik doğanın içinde konforlu bir yaşam. Yapıda kaç kişi yaşayacak, yaz-kış burada mı ikamet edilecek gibi sorular önemli. Çünkü ona göre metrekare hesaplanıyor, bu mühendisliğe göre ev içi dizayn ediliyor. Uzun süreli bir yaşam olacaksa şayet, güneş paneli, atık su tankı gibi hayatî aparatların mutlaka bu mobil evlere monte edilmesi lazım. Tüm bu teknik detaylardan sonra ürünü üretecek firmanın güvenirliği de mühim tabi.

Özellikle hangi bölgelerde tiny house’lar talep ediliyor?

Trakya ve Ege havalisi başta olmak üzere Marmara bölgesinde de bir yoğunluk söz konusu. Bu arada bu lokasyonlarda tarım alanlarının kullandığı yönünde bilgiler var. Ben burada sadece kendi müşteri portföyümüzle ilgili konuşabilirim: Bizden tinyhouse alan müşterilerimiz bu mobil evleri kendi arazilerine konduracaklarını, böylece bir yandan doğada yaşamı tecrübe edeceklerini öte yandan da kendi küçük tarımsal faaliyetlerini gerçekleştireceklerini söylüyorlar.

Son olarak; tinyhouse’ların avantajları ve dezavantajlarını sıralar mısınız?
Bitirirken şunu kaydedeyim: Şehir hayatı sizin için olmazsa olmazsa tinyhouse’ların hiçbir dezavantajı yok. Avantajlarına gelirsek; bir kere her şeyden önce güvenilir ve kendinizi emniyette hissedeceğiniz yapılar bunlar. Mesela bizdeki statik raporlarına göre mobil evler, 9 şiddetindeki depreme dayanıklı. Hemen herkesin ilk önceliğinin deprem korkusu olduğu düşünülürse bence bu oldukça önemli bir veri. Bir de betonarme yapıların içinde, apartmanların sıkışıklığı altında, yeşille hemhal olunmayan ortamlarda yaşamak, aslında gittikçe kimsenin tercih etmediği bir zorunluluk. İşte, tinyhouse’lar hem ekonomik hem ekolojik ürünler olarak yeni zamanların yeni yaşam alanları parantezinde her geçen gün gündemimizde yer alacak.

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.